Bilgi paylaşmak içindir…Tanrı interneti korusun!
Seçtiklerim
Bağırmak Üzerine
19 Tem
Siz hiç bir sarrafın bağırdığını duydunuz mu?
Kıymetli malı olanlar bağırmaz….
Domatesci, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz.
Eskici bağırır ama antikaci bağırmaz.
İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir.
Popcular, rockcular boğazlarını patlatana kadar bağırıp duruyor.
Ama Dede Efendi’yi okuyanlar bağırmıyor.
İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur.
[ Necip Fazıl Kısakürek ]
Masum istatistik
9 Ara
Almanya’da 70 bin Sağlık Kurumu… 8 bin kilise,
Fransa’da 60 bin sağlık kurumu… 9 bin kilise
Türkiye’de 7 bin sağlık kurumu… 77 bin cami
olduğunu biliyormuydunuz?
Onlar tahsilli ve sağlıklı olarak yaşayacaklar ama, gavur olacaklar; halbuki biz cahil ama, dini bütün olarak ölüp cennete gideceğiz.
Zaten bu dünya geçici, hiç bir şeyi dert etmeye değmez.
Boşu boşuna eğitime niye para harcayalım, nasıl olsa ölünce bir işe yaramayacak bu bilgiler.
Eh hastane dersen, boşu boşuna ölümünü, yani cennete gitmeyi geciktirmenin anlamı ne ?
En iyisi o paraları okul, hastane falan gibi gereksiz yerlere harcayıp, çarçur etmek yerine, cami yapımına harcayıp, daha çok müslümanı gönderelim cennete.
Orada seçim olursa; biz kazanırız.
Varsın bizi AB ‘ye almasınlar,
biz de onları cennete almayız.(!)
Oh be ! İçim açıldı vallahi.
Beni arayan olursa camideyim.
Evlilik
9 Ara
Melih Cevdet’e sormuşlar ‘evlilik nedir’ diye.Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna ‘evlenmek’ denirdi. Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik ‘katlanmaktır’ demiş.’
hehehe
)
ATAMIZ SAYESİNDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ Kİ HALA UYANAMADIK
9 Ara
Izmir kurtuldu, cok tatli bir yorgunluk,Ankara’ya hareket edecekler.Trene binerler kompartımana çekilirler. Ertesi gün Atatürk’ün kompartımanın kapısını çalar yaveri, yorgun, bitkin bir halde kapıyı açar ve kravatını yıkamaktadır Atatürk. Yaveri “ya paşam bu ne hal hiç uyumadınız herhalde niye böylesiniz”der. “Ya çocuk kompartımanıma yastıkla battaniye koymayi unutmuşsunuz. Kolumu yastık yaptım ağrıdı setremi yastık yaptım üşüdum bende uyumadım kalktım”der. Yaveri;”aman paşam! Birimize haber vereydiniz hemen size bir yastıkla battaniye getirirdik”der. Ve bir ülke kurtarmaktan dönen komutan tarihi bir cevap der ki “Geç farkettim hepiniz en az benim kadar yorgundunuz. Hiçbirinize kıyamadım.Önemli olan benim uyumam değil milletimin rahat uyuması”.
ATAMIZ SAYESİNDE NE KADAR RAHAT UYUYORUZ Kİ HALA UYANAMADIK
İçinde insan olan duvarlar…
9 Ara
yalnızlık.
her kimliğe doğuştan yazılı tek uğraşıdır insanın bir yaşama sırasında
tek sermayesi, sahip olduğu tek şeydir
kıymetini bilmelidir, dedi.
yalnızdır insan
hep kalabalıklara karışma telaşı bundandır.
kalabalık yalnızlıklar, yalnız kalabalıklar oluşur, şehir şehir ülke ülke.
kalabalık arttıkça artmaktadır yalnızlık da.
insan bir ölümü istemez, bir de ondan beter bir yalnızlığı
ama ikisi de muhakkak gelir başına bir yalnız yaşama sırasında.
ölümün değil ama yalnızlığın bir tek çaresi var, dedi.
tek çaresi aşktır bir yalnız yaşama sırasında nefes almanın
aşk da zaten iki yalnızın ortak bir yalnızlıkta buluşmasıdır, dedi
aşık olun!
gösterin birbirinize yalnızlıklarınızı
nasılsa ayrılık insanın tek kişilik yalnızlığını özlemesi.
sade ölüm değil, ayrılık da yaşamın emri..
evet söyledi
ya da ben duydum
duyduğuma göre elbet bir ses söyledi bu söylendikçe usulen söylenir olan sözleri.
evet duydum söyledi
her duyduğumda ağladım
pek çok ağlayışım sırasında duydum.
kalbim tutanak tuttu duyduklarıma
soruldu, dedi, cevap alındı
yaşamak, dedi, tek marifetiniz -biraz özen gösteriniz.
zulüm kimse zalimlik yapmayınca biter -mazlumlar dahil, dedi.
ama yapmayın, o daha bir çocuk, dedi tanrı..
ya gördüm neyleyim
insanlar vardı duvarın içinde.
ya ben hep duvara konuştum
ya da duvar değil konuştuğum, içinde insanlar var.
nedense beni anlasın istedim içinde insan olan duvarlar.
bilmiyorum,
belki de ben gerçekten delirdim
onlar haklı belki de.
içinde değil duvarların insanlar
sadece arasındalar..
(Yılmaz Erdoğan’ın kaleminden “Bana Bir Şeyhler Oluyor” adlı oyunun sonundaki müthiş Altan Erkekli yorumlu tiraddır.)
Burdan izlenir
http://www.youtube.com/v/NcnCQucJdF0&color1=0xb1b1b1&color2=0xcfcfcf
Son Yorumlar